YÖNETİMDE İNSAN İLİKİLERİ

          İnsan ilişkilerinin tanımı: Genel anlamda insan ilişkileri,

  İnsanların, amaçlarını gerçekleştirebilmek için bir birleri ile ve çevrelerindeki her türlü nesne ve durumlarla etkileşerek,eylemde bulunup amaçlarını gerçekleştirmeleridir.

  Yönetimde insan ilişkileri; Örgütün amaçlarını gerçekleştirmek,iş görenlerin ihtiyaçlarını gidermek için,çalışanları ( iş görenleri ) takım çalışması yapmaya istekli (güdülemek) kılmaktır.(Yönetimde İnsan İlişkileri Prof.Dr.İ.Ethem Başaran)

  Bu tanımda geçen,kavramlardan,

  1- Örgütün amaçları; Toplumun ihtiyaç duyduğu,mal ve hizmetlerin üretilmesi için,Kamu kuruşları veya tüzel kişiliğe sahip insanlar,bu ihtiyaç duyulan malı üretmeye talip olurlar.Bu malın üretilmesi için emek ve sermaye ihtiyacının karşılanması,çalışanların bir birleri ile veya sistemin diğer birimleri ile olan ilişkilerinin eşgüdümlenmesi gerekir.Bu eşgüdümün kurulması için örgütlü çalışmanın gerekleri zorunlulukları ortaya çıkar.

Kurulmuş olan örgütlerin ve sistemlerin, yaşayabilmeleri ve kendi varlıklarını sürdürebilmeleri için ürettikleri mal ve hizmetin, sürekli tüketim alanı bulması ve tüketiciler tarafından kabul görmesini kendilerine ana amaç olarak belirlerler.Bu amaçlar etrafından örgütlenerek iş birliği içerisinde çalışırlar.

  2- İş görenlerin ihtiyaçları: İş görenler, örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için çalışırlarken, kendi ihtiyaçlarını da karşılamak için,örgütten kendi ihtiyaçlarını karşılanmasını talep ederler.Çalışanların bu talepleri iki ana başlık altında ortaya çıkar.Birincisi,çalışanların emeğinin karşılığını iş verenden para olarak talep etmeleri,ikincisi ise daha verimli daha huzurlu çalışmaları için iş yerindeki çalışma koşullarının iyileştirilmesini isterler.Çalışanların taleplerini karşılamak yönetimin asıl görevidir.

  3-Takım çalışması: Örgütün amaçlarının gerçekleşmesi ve çalışanların ihtiyaçlarının giderilmesi için,örgütün her kademesinde çalışan yönetici ve iş görenlerin, takım ruhu içerisinde çalışmaları,gerekir.Takım ruhu içerisinde çalışılması için, yöneticilerin ve iş görenlerin,iyi eğitilmiş,uzman kişilerden oluşması,çalışanlar arasındaki ast,üst ve yatay ilişkilerin,örgütün dirikliliğini artıracak,durağanlıktan kurtaracak ve örgütün güç kaybına uğramasına engel olacak şekilde düzenlenmesi gerekir.

     4-İstekli olma: Örgütün her kademesinde çalışan iş görenlerin,örgütün amaçlarını gerçekleştirmek ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak için,üretim yapmaya istekli kılınmalı,iş görenler ise örgütün amaçlarını gerçekleştirmeyi, kendi kişisel amaçlarıymış gibi kabul ederek,istekle çalışmaları gerekir. Bu güdülendirme işi ancak  iyi eğitilmiş yöneticiler tarafından,gerçekleştirilebilir.

  YÖNETİMDE İNSAN İLİŞKİLERİNİN TEMEL İLKELERİ

  Yönetimde,insan ilişkileri,yöneticilerin yetkilerini kullanarak,iş görenleri istedikleri gibi yönetmek veya çalıştırmak,yada iş görenler ile sorunsuz yaşamak için,örgütün asıl amaçlarından uzaklaşarak,çalışanların sırtını sıvazlamak,onlara gereksiz ödünler vermek,değildir.Bu genel çerçeve içerisinde,yönetimde insan ilişkilerinin temel ilkelerini şöyle sıraya biliriz.

  1-İnsan ilişkileri insan insana ilişkiler olmalı;Yönetim sürecinde veya sosyal yaşamda, İnsanlar ne olduğundan çok yüceltilmeli,ne de aşağılanmalıdır.Bütün insanların doğuştan getirdikleri veya sonradan kazandıkları,gizil güçleri ve bireysel farklılıkları mevcuttur.Yönetim bilimlerinde,yaygın kabul gören anlayış,her bireyden aynı düzeyde başarı beklemek değil,bireylerin bireysel farklılıklarını açığa çıkararak,bireyi kendi yetenekleri doğrultusunda üretken kılmaktır.

  2- İnsan ilişkileri yetişkin yetişkine ilişkilerdir ; İnsan ilişkilerinden ne yönetici babadır.Ne de yönetilenler oğuldur.Yöneticinin kendisini baba yerine koyarak çalışanlara yaklaşımı,çalışanların ise kendilerini oğul yerine koyarak yönetici babanın koltuğunun altına sığınması,insan ilişkilerinde istendik davranışlar değildir.

Yöneticinin kendisini baba yerine koymasının altında yatan duygusal anlayış.Emrinde çalışanlardan,kendisine körü körüne itaat etme,davranışını bekleme ve çalışanları bu anlayışa zorlama isteği,çalışanların kendilerini oğul yerine koymalarının altındaki anlayış ise,genelde yöneticinin koltuğuna sığınarak,ondan ayrıcalıklar,musamaha ve yardım görmek anlayışından kaynaklanmaktadır.Bu tür ilişkiler,yönetici ve iş görenler arasında olması gerekli olan ilişkilerin yozlaşmasına ve istenmedik ilişkilerin doğmasına neden olur.

  3- İnsan ilişkileri eşduyumu gerektirir ; Yöneticiler ve yönetilenler,bir birleri ile olan iletişimleri süresince,eş duyum içerisinde oldukları sürece ilişkileri istendik yönde gelişir.Yönetenler yönetilenlerde ne  istediklerini,işgörenlerin ise yöneticilerden neler beklediklerini demokratik yöntemlerle bir birlerine iletmeleri ve uzlaşı aramaları,insan ilişkilerini istendik yönden geliştirir.

Yöneticilerin karşısındakini anlaması (empathy) gerekir.Ancak kendisini karşısındakinin  yerine koyarak onun duyguları ile duygulanmayı gerektirmez.Yönetici karşısındakinin sorunlarını anlar ve ona mantıklı çözüm önerileri getirerek yardımcı olmaya çalışır.

  Yöneticiler ile iş görenler arasındaki ilişkilerde,tarafların bir birlerini anlamaları,görevlerini gereği gibi yaparak,çalışkanlık ve güvenirlilikleri ile karşısındakinin (sympathy) sempatisini kazanmaları,aralarında sevgi, saygı ve  hoş görüye dayalı bir ilişkinin gelişmesini doğurur.Bu ilişki modern örgütlerde olması gereken davranışlardır. 

Yöneticiler ile yönetilenler arasında ,nefret,kızgınlık ve bir birlerini hor görme gibi anlayışlar ise, kişiler arasında antipati  (antipathy) doğurur ve bu davranışlar örgütün amaçlarını gerçekleştirmeyi,olumsuz yönde etkiler ve bireyleri mutsuz ve verimsiz kılar.

  Yöneticilerin,örgüt içerisindeki çalışanların varlıklarında habersiz olmaları,onların sorunları ile ilgilenmemeleri,iş görenlerin ise örgütün amaç ve ideallerinden uzaklaşmaları,çevrelerindeki insanlara,ilgisiz kalmaları,aşırı bireyselci bir tutum içerisine girmeleri,sevinç ve hüzünlerde birleşme gibi güzel duyguların yitirilmesine duygusuz (apatthy) olmaya sebep olur. 

4- İnsan ilişkileri hoşgörüyü gerektirir ; İnsan ilişkilerinde hoş görü,insanların bir birlerinin kusurlarına katlanmaları (tolerance ) yada bir birlerinin kusurlarını görmezlikten gelme ( musamaha ) anlamında algılanmamalıdır.

  İnsanların belirli sınırlar içerisinde,karşısındakinin, kabul edilebilecek kadar kusurlarını kabul ederek onlara hoş görülü davranması,insan ilişkilerini olumlu yönde geliştire bilir.Sürekli tekrar edilen kusurlar,yönetim kademesinde işgal edilen mevki ve can güvenliği ile ilgili konularda yapılan yanlışlar, insanların hoş görü alanlarını gittikçe daraltır.

  5-İnsan ilişkileri ilgi gerektirir ; Yöneticiler ile yönetilenlerin bir birlerini dışlamaları ne denli ilişkilerini bozarsa,bir birleri ile aşırı düzeyde ilgilenmeleri de o derce ilişkileri bozar. 

İlgi insanların en doğal ihtiyaçlarından biridir,örgütlerde özellikle iş görenler yöneticilerin ilgilerini beklerler.İnsanların bir birlerini dinlemeleri,bir birleriyle konuşmaları ve onları anlamaları,insan ilişkilerini olumlu yönde geliştirir.

  6- İnsan ilişkileri dostluk ister ; Dostluk ilişkileri, senli benli olma anlamında algılanmamalı.Dostluk ilişkileri insanların bir birlerini iyi tanımaya çalışmaları,bir birlerinin özel sırlarını saklaya bilmeleri,bir birlerinin dertlerini ve sorunlarını dinleyip,onların sorunlarının giderilmesinde klavuzluk etmeleridir.

  İnsan ilişkilerinde,yönetenler ile yönetilenlerin bir birlerini düşman gibi görmeleri ile bozulacağı gibi,bir birlerini çok benimseyip gözde (tek kişi ) olarak görmekle de bozulur.Bu ilişkinin dozunu iyi ayarlamak gerekir.

7- İnsan ilişkileri biz olmayı gerektirir : Yöneticinin her şeyi ben bilirim anlayışı onu yalnızlığa iter, veya  her şeyi siz bilirsiniz anlayışı ise onu iş görenlerin yönlendirmesine ve örgüt üzerindeki etkinliğini yitirerek, örgütten uzaklaşmasına sebep olur.Ama biz biliriz, birlikte bu işi başarırız anlayışı, örgütte çalışanlar arasındaki güven duygusunu geliştirir,birlikte üretmeyi, birlikte başarmayı,birlikte haz duymayı ve örgütün amaçları doğrultusunda çalışmayı getirir. 

8- İnsan ilişkileri güven ister ;  Örgütte çalışan her birey örgütün amaçlarını gerçekleştirmek için görev üstlenir.Sorumluluk alır,örgütün amacını geliştirmek için güdülenir.Yöneticilerin iş görenlere güvenmeleri gerekir.İşini iyi yapan örgütün kendisinde beklediği görevlerini yerine getiren iş görenin ödüllendirilmesi gerekir.Örgütlerde, iş görenler arasında yöneticilerin güvenini kazanmış bireylerin olduğu gibi,bu güveni kazanamamış bireylerin olması da kaçınılmazdır.Örgütün amaçları doğrultusunda üretim yapmak için,hatalı üretimlerin önüne geçmek için, örgüt çalışanlarının denetlenmesi gerekir.

  İş görenlerin yakından ve sürekli denetlenmeleri ilişkileri bozar.Ancak iş görenlere güvenerek ve akılcı bir anlayışla,denetimin yararları anlatılarak,denetimin kaliteli mal üretmenin temel koşullarından biri olduğunu,kavratarak denetimin yapılması  gerekir.

9- İnsan ilişkileri yönetimde saydamlık ister ; Örgütlerin iş görenlerden saklayarak yaptıkları üretim işi hemen, hemen hiç olmaz.Örgütün işleri iş görenlerden ne denli saklanırsa, insan ilişkileri o derece bozulur.Yönetimde kapı arkasında yönetim işleri sürdürüldüğü müddetçe,çalışanların kafasında,yöneticilerin yasal işler yapmadığı imajının doğmasına sebep olur.

  Yapılan işlerin gereksiz yere ve yetkili olmayan insanlara açıklanması da örgüte olan güven duygusunu zedeler ve örgütün gelişmesine engel olur. 

10- İnsan ilişkilerini adalet besler ; İşgörenlere emeklerinin karşılıklarının ve haklarının adil verilmesi, insan ilişkilerini geliştirir.İnsanlara haklarının az verilmesi yada çalışanlar arasındaki dengesiz dağıtım,çalışanların örgüte olan güven duygularını sarsar.Eşit dağıtım da çalışanlar arasında rahatsızlığa sebep olur.

  11- İnsan ilişkileri, insanın kendini bilmesini gerektirir ;  Kendisini olduğundan üstün gören insanda, kendisini olduğundan aşağı gören insanda, başkaları ile iyi ilişkiler kurmada başarısız olur. 

İnsanın kendi gücünü objektif olarak bilmesi,hangi davranışı yapabileceğini, hangi davranışı yapamayacağını kestirmesi ve böylece gücünün ve yeteneklerinin sınırlarını bilmesi gerekir.

  Başarılı örgütler incelendiğinde,bu örgütlerde,iş görenlere saygı duyulduğu,iş görenlerin kazanılmaya çalışıldığı,üretimde, yönetimde ve paylaşımda dışlanmadığı,Çalışmalarında kendilerine uygun çalışma ortamının hazırlandığı,Çalışanların yükselmelerine,kendilerini ispat etmelerine fırsat verildiği,çalışanlara evlat gibi değil,yetişkin bir insan gibi davranıldığı,insanların düşüncelerine saygı duyulduğu,Kısacası çalışanlara değer verildiği görülmüştür. (Kaynakça: Başaran İ.Ethem, 27 Temmuz-21 Ağustos 1998 Ankara Üniversitesi,"İlköğretim Müfettişleri Semineri Ders Notlar")

  

İsmail EŞİYOK

İlköğretim Müfettişi

Ana Sayfa